25 Ağustos 2011 Perşembe

Bir İftar Öyküsü

Eşimin işi nedeniyle iftara misafirliğe gitme ve misafir çağırma imkanımız çok kısıtlıydı.Bizde tercihimizi daha teklifsiz olduğumuz ve misafirlik sendromu yaşamayacağımız kişilerden yana kullandık.Anneannem ve dedem de bunlardan biriydi.Ramazan boyunca bir kaç başarısız girişimin ardından geçen hafta gidebildik.Ben dolapta hazır olan içli köfteleri,patatesli mantıyı,salatamı,tatlımı aldım gittim.Güya orda hemen hazırlıycam.Benim 70 yaşındaki anneannem aşağıda resmini de ekliycem sobada bir yemekler yapmış.salatasını çorbasını hatta sofrasını bile hazırlamış.Benim götürdüklerim tekrar buzluğa girdi tabi.

Biz eşimle uzaktan akrabayız.Bizim anneannelerimiz kardeş.Bu durumda kayınvaldem anneannemin yeğeni oluyor.Bu sebeble bize kızdılar "neden onlarıda getirmediniz" diye. Allah'a şükür muhabbetleri gayet iyi.Bizde bu gelişimiz aramızda kalsın birde onlarla gelelim dedik.Tabi geçen zamanda ilk karşılaşmalarında dedem tutamamış anlatmış.

Neyse işte birazdan okuyacağınız(aslında okumaya başladığınız) post bununla ilgilidir.Görsellerde iştah açıcı unsurlar bulunmaktadır lütfen dikkat ediniz.

Saat 17:30 da çıktık yola.Kayınvaldem anneanneme yardımcı olmak için öğlenden gitti.Gitti dediğim yer bizim oturduğumuz yerden Erciyes dağına doğru otobüsle bir saat.Git git bitmiyo.Bağ evlerinin arasından kıvrıla kıvrıla sıkılmadan gidiyosun.Saolsun Belediye otobüsleri çıkıyor.Öyle bir mesafe ki tüm şehir ayaklarınızın altında.Manzara resmi çekemedim.Kısmet olursa bayramda çekmeye çalışacağım.Şehirden okadar yüksek ki sıcaklık farkı 5 derece falan oynuyor heralde.

Biz gittiğimizde yemek hazırdı.Sofranın da resmini çekemedim.hem gelin hem kız sıfatını yüklenince sofra kurma,eksikleri tamamlama,servis yapma...............hepsi bana kaldı.(yemeği yapmışlar daha ne istiyosam) Çocuklarda durmayınca yediğimden de bişey anlamadım.Bizde bi laf vardır "çocuklunun işi de yarım aşı da yarım"  Söyleyene rahmet, hayatımı okadar net özetlemiş gerçekten.

sofrayı kurmadan önce anneannemin hastalık yaşlılık dinlemeden yetiştirdiği çiçeklerini sebzelerini çektim.





Bizim hanımlarda çiçeklerin çeşitliliği,aynı türün farklı renkleri ve çiçek açma potansiyelleri övünç meselesidir.Çiçeklerini gösterirken olimpiyat derecelerini gösteriyorlar zannedersiniz.Hastalanmadan önce çiçekleri daha çoktu anneannemin şimdilerde daha az.




Bunlarda ganimetlerim.Ellerimizle topladık afiyetle yedik.Çocukluğumdan beri yazları bağ evlerinde geçiririz.Yinede her meyveyi,sebzeyi dalından koparırken heyecanlanırım.Ona ilk dokunan olmanın hazzı sanırım.

Menüye gelince;


.....yağlama....
Kusura bakmayın ancak yemekten sonra çekebildim resimleri.Üstteki kıymalı yağlama(gerçi bizim kızlar biraz kayserililik yapmışlar kıyması az olmuş)
alttaki peynirli yağlama
Sıcakken ve açken süper lezzetliydiler.Allah'a şükretmek için iki güzel sebeptiler.
Sobada dinlenmiş çaylarımızı da üstüne içtik
Bu sobada kumpir de yapıcam sizlere.Yemelere doyulmaz.

Uzun bir post oldu,yoruldunuz biliyorum.Okumaktan diliniz damağınıza mı yapıştı.Kuyumuzdan kar ikram etsem our mu?


Yorumsuz geçmeyin lütfen.(okadar yazdık resimledik dimi ama)

7 yorum:

moonlıght dedi ki...

ne diyeyim bacım Allah artırsın sofrayı kuran kaldırsın:) Sen nerede yaşıyodun? bağ falan deyince bende çocukluğumda teyzemlere gittiğimde onların bağında koşturmaktan eniştemin sulama için kullandığı havuzda iç çamaşırlarımızla havuza girdiğim güneşin altında sıcacık olmuş domatesleri dalından koparıp hemen mideye indirdiğim günler geldi aklıma teyzemler Nevşehir'de yaşıyorlardı.:):)

Aslı dedi ki...

Bu kadar güzel fotolara ve bu anlatıma yorum nasıl yazılmaz. Bayıldım çiçeklere, biberlere her fotoya :) hele bu sıcakta o kar, iyi geldi :)

Hüsnüzan dedi ki...

moonlıght,Kayseri'deyim canım,yaşlıların yanında hep çocuk kalabiliyorsun ya,işte bunu seviyorum

Aslı,hoşgeldin,geldiğine,yorum bıraktığına ve yazımı beğendiğine çooook sevindim.yine gel emi!

dikisdersi dedi ki...

kar kuyudan nasıl hüsnüzan?hava günlük güneşlik degilmiydi biberleri çilekleri toplarken ,ah o kuzineyi ne severim amcamlarda vardı yıllar öncesinden ,içinde patates közlerdik ...

HÜSNÜZAN dedi ki...

dikiş dersi;kuyudan çıkan kar yağan kar gibi değildir:dinlenmiştir,suyunu çekmiş daha bir lezzetlenmiştir.ah ne güzeldir onu kıtırdatmak.Bulunduğum yer Erciyes'in eteklerindeydi o yüzden iftara doğru hava soguyor,kuzine tam da o anda içindeki yemeğin kokusu ve çaydanlık fokurtusuyla ısıtır insanı.Yolun düşsün misafirim ol bir gün

Adsız dedi ki...

Selamun aleykum! uçuncu resimdeki açik pembe çeçegin adi nedir ablacim? o nasil guzel birsey oyle? Masallah Rabbim ne guzellikler yaratiyor!!

HÜSNÜZAN dedi ki...

adsız;o çiçek ortanca,benimde sevdiklerim arasındadır

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...